Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Evrakta Sahtecilik Yapıyor

27 Temmuz 2026

Nursemin Yıldız Baştan Sona Hukuksuz Biçimde İşten Atıldı

EMO İstanbul Şubesi Örgütlenme Sekreteri, elektrik mühendisi Nursemin Yıldız işten çıkarıldı.

Kendine demokrat, solcu, emekten yana diyen EMO yönetimi; İş Kanunu'nu, Borçlar Kanunu'nu, kendi yönetmeliğini ve kendi kararını çiğnedi. Dahası, evrakta sahtecilik yaptı.

İddia etmiyoruz, tek tek belgeliyoruz.

17 Haziran’da Hala Çalışıyordu ama 31 Mayıs’da İşten Çıkarılmış Olarak Gösterildi

EMO'nun 17 Haziran 2026 tarih ve 70139 sayılı yazısı aynen şöyle diyor:

"TMMOB EMO'dan gelen 12.06.2026 tarih ve E-94734227-000-68820 sayılı yazı doğrultusunda, 31.05.2026 tarihi itibarıyla ODA tarafından SGK çıkışınız (Kod 05) yapılmıştır."

Yani 17 Haziran’da halen EMO İst. Şb.’de çalışmakta olan Nursemin Yıldız’ın iş akdi, EMO merkezi tarafından 31 Mayıs'ta feshedilmiş olarak gösterildi.

Oysa EMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, 2 Haziran 2026 tarihli 45/15 sayılı toplantısında aldığı 9 No'lu kararla Nursemin Yıldız'ı, 10-13 Haziran'da İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen WİN Fuarı'nda görevlendirdi. Yani "çıkarılma" tarihinden on gün sonra, EMO İst. Şb. Yönetim Kurulu kararıyla ona görev verildi.

Şimdi de EMO İstanbul Şubesi'nin kendi resmi duyurusuna bakalım. Şube, 15 Haziran 2026'da, kendi sosyal medya hesabından şunu yazdı: 10-13 Haziran 2026'da İstanbul Fuar Merkezi'ndeki WİN EURASIA Fuarı'nda stant açtılar. Fuarın ikinci gününde Kıbrıs Türk Elektrik Müteahhitleri Birliği heyetini ağırladılar. Heyeti karşılayanların arasında, ismen ve unvanıyla "Şube örgütlenme sekreteri Nursemin Yıldız" da vardı.

Image
Nursemin Yıldız'ın 10-13 Temmuz tarihlerinde Örgütlenme Sekreteri göreviyle WİN Fuarındaki bulunduğuna dair haber

Tablo ortada:

  • EMO'nun resmi kaydına göre Nursemin Yıldız 31 Mayıs'ta işten çıkarılmıştır.
  • EMO'nun yine kendi duyurusuna göre ise Nursemin Yıldız 10-13 Haziran'da görevinin başındadır.

Bir çalışan, iş akdi feshedildikten 13 gün sonra Odayı fuarda temsil edemez. Edemez, çünkü çıkmamıştır. Çalışmıştır. Ama çalıştığı günler silinmiştir.

Bunun adı geriye dönük çıkıştır. Bunun adı evrakta sahteciliktir. Memlekette yolsuzluğa, sahteciliğe karşı çıkacağız diyenler, kendi çalışanının çalıştığı günü yok saymıştır.

Kod 05 Yalanı

17 Haziran’da işten çıkış bildirimindeki "Kod 05" tesadüf değildir.

SGK'da Kod 05, "belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi." anlamına gelmektedir.

Oysa aynı yönetim, bir ay önce, 18 Mayıs 2026 tarihli kendi kararında sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu yazmıştı. Ardından 9 Haziran 2026 tarih ve 67979 sayılı yazısında tam tersini söyledi:

"…31.05.2026 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi süresi dolan 34000 sicil numaralı Nursemin YILDIZ'ın belirsiz süreli sözleşme ile Örgütlenme Sekreteri olarak görevine devam etme talebiniz değerlendirilmiş ve uygun bulunmamıştır."

Önce "belirsiz süreli", sonra "belirli süreli, süresi doldu". Aynı yönetim, aynı sözleşme, bir ay arayla iki zıt söz. Hangisi doğru? İkisi de değil. İşlerine geleni seçtiler.

Sözleşme Belirsiz Sürelidir

Hukuk açık. Nursemin Yıldız'ın sözleşmesi belirsiz sürelidir. Üç ayrı nedenle.

Bir: Örgütlenme Sekreterliği geçici bir iş değildir. EMO Personel Yönetmeliği'nin Şube Kadroları tablosunda yer alan sürekli, daimi bir kadrodur. Böyle bir kadro belirsiz süreli sözleşmeyle istihdam edilir.

İki: Sözleşme üst üste uzatıldı. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası nettir:

"Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir."

Üç: Süre bittikten sonra fiilen çalışmaya devam etti. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 430. maddesinin 2. fıkrası da aynı sonucu doğurur:

"Belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülüyorsa, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür."

Bunları biz uydurmuyoruz. İş Kanunu’nun 11. maddesini, kelimesi kelimesine, EMO'nun kendisi 18 Mayıs 2026 tarihli yazısında yazmıştır. Bu yazıda, EMO Merkez yönetimi 16.05.2026 tarihindeki 50/05 nolu toplantının 17 nolu kararını EMO İstanbul Şubesi’ne doğrudan iletmiştir. Kararda; Nursemin Yıldız da dahil 3 şube personelinin isimleri sayılarak; "yasal olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında bir çalışma rejiminin kurulması zorunluluğunun doğduğu" ifade edilmektedir.

Yani yasayı bilmiyor değiller. Bizzat okudular, bizzat uyguladılar, sonra bizzat çiğnediler. Kendi kalemlerinden çıktı, kendi imzaları duruyor.

Süresi Olmayan Sözleşmenin Uzatılmasından da Söz Edilemez

6 Haziran 2026'da "sözleşme süresini uzatmıyoruz" dediler.

Belirsiz süreli bir sözleşmenin süresi yoktur. Süresi olmayan bir şey ne uzatılır, ne de uzatılmaz. Bu karar hukuken yok hükmündedir. Sözleşme bu kararla sona ermez.

Belirsiz süreli sözleşme yalnızca usulüne uygun bir fesihle biter. Fesih yapmadılar. Yapamadılar. Çünkü ellerinde geçerli tek bir sebep de yoktu. "Süre uzatmama" kılıfına sığındılar.

Savunma Yok, Gerekçe Yok, Hukuk Yok

İş güvencesi kapsamındaki bir çalışan tek cümleyle kapının önüne konamaz.

İş Kanunu'nun 18. maddesi geçerli bir sebep arar. 19. maddesi feshin yazılı yapılmasını, sebebin açıkça belirtilmesini, davranış veya verim söz konusuysa çalışanın savunmasının alınmasını şart koşar. 20. maddesi ispat yükünü işverene yükler.

EMO'nun 8 ve 9 Haziran tarihli yazıları ise tek bir cümleden ibaret: "değerlendirilmiş ve uygun bulunmamıştır."

Gerekçe yok… Yazılı sebep yok… Savunma yok… 

Bir insanın emeği, ekmeği, geleceği tek cümleyle elinden alındı.

Yalan Söylüyorsunuz

Süreci ilk kez duyan için baştan anlatalım. Ortada EMO'nun kendi kaleminden çıkmış iki yazı var.

Birinci yazı — 18 Mayıs 2026 ("Karar No 17"). EMO Yönetim Kurulu kendi kararında şunu söyledi:

"…sözleşme sürelerinin bitmesinden sonra çalışmalarına devam etmelerinin istenmesi durumunda kendileri ile yasal olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında bir çalışma rejiminin kurulması zorunluluğunun doğduğu anlaşılmış…"

Yani "sözleşme belirsiz süreli hale geldi" diyen, bizzat EMO'dur.

İkinci yazı — 11 Haziran 2026. İşten çıkarma itirazla karşılaşınca EMO söylem değiştirdi. Bu kez şöyle yazdı:

"…söz konusu karar, personelin belirsiz süreli statüye alınmasına onay verilen bir karar olmayıp… bir bildirim niteliğindedir."

Bakın ne yaptılar. Önce, 18 Mayıs'ta, "sözleşme belirsiz süreli oldu" dediler. Sıkışınca, 11 Haziran'da, "biz öyle demek istememiştik" dediler.

İşte buna yalan denir. Üstelik iki basit hukuk hatası var:

  1. Belirsiz süreliye dönüşüm kimsenin onayına bağlı değildir. Kanun gereği kendiliğinden olur. İş Kanunu'nun 11. maddesi ve Borçlar Kanunu'nun 430. maddesi bunu emreder. Şube'nin ne yazdığı, Genel Merkez’in ne yazdığı kanunun emrettiği bu sonucu değiştirmez.
  2. Kendi yazdığınız "zorunluluk doğdu" cümlesinden, bir ay sonra "bildirimdi" diyerek kaçamazsınız. Yazı ortada, imza ortada…

Bu bir hukuk tartışması değil. Suçüstü halinden kelime oyunuyla sıyrılma çabasıdır.

Yetkili Sendikaya Üye Son Mühendisi de İşten Attılar

Nursemin Yıldız, Oda'daki yetkili sendikaya üye son mühendisti. Onu çıkardılar.

Alanlarda "mühendisler sendikalaşsın", "kapsam dışı bırakılmasın" diye nutuk atanlar; kendi çatısı altındaki son sendikalı mühendisi kapının önüne koydu. Bu, örgütlenme özgürlüğüne ve iş güvencesine dönük açık bir saldırıdır. Sendika düşmanlığının EMO'daki adıdır.

Bu Karar Yok Hükmündedir

Açıkça söylüyoruz:

  • Bu işten çıkarma hukuka aykırıdır.
  • "Süre uzatmama" kararı yok hükmündedir.
  • Nursemin Yıldız hala belirsiz süreli sözleşmesiyle Odamızın çalışanıdır.

Bu fesih mahkemede tutmaz. Sonu bellidir: İş Kanunu'nun 21. maddesi gereği işe iade, en az dört en çok sekiz aylık iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı EMO tarafından ödenecektir.

Yani bu, önlenebilir bir kamu zararıdır. Bu zarara imza atan Yönetim Kurulu üyeleri, İş Kanunu'nun 2. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 50. maddesi gereği işveren vekili sıfatıyla şahsen sorumludur.

Kendi belgeleriniz sizi yalanlıyor. Kendi imzanız sizi bağlıyor.

Nursemin Yıldız'ı derhal işe iade edin.

 

Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!

Mühendis Meclisi